www.okul-saati.tr.gg - Sözcükte Anlam
 

ANA SAYFA
İstiklal Marşımız ve anlamı
Öğrenciler için
Aileler için
Okul başarısında ailenin önemi
Öğretmenimin 10 Nasihatı
Belirli Gün ve Haftalar
23 Nisan Şiirleri
Karikatürler
Okul Fıkraları
Özlü Sözler
Eğitim Haberleri
OYUNLAR
Satranç Oyna
SAĞLIKLI YAŞAM
Meyveler ve faydaları
Sebzeler ve faydaları
Hastalıkların bitkisel çözümleri
HARİTALAR
Devletlerin Bayrakları
Türkiye İklim Haritası
Dünya Haritası
İLK YARDIM
Önemli Telefonlar
Ön Bilgiler
Solunum yolu tıkanma
Kanamalar
Yanıklar
Kırıklar
Burkulmalar
Çıkıklar
Hayvan sokma yada ısırmaları
Yaralanmalar
Zehirlenmeler
Çocuk Hastalıkları 845
Çocuk Hastalıkları
KONU ANLATIMLARI
Türkiye'nin enleri
Trafik
SOSYAL BİLGİLER
Atatürk İlkeleri
Cumhurbaşkanlarımız
Cumhuriyet ve yenilikler
İnkilaplar
Yönler ve haritalar
Türkiyenin Yer Yüzü Şekilleri
Nüfus ve Yerleşim
Dünyamız
Çevre Sorunları ve Doğal afetler
Canlılar ve Dünyamız
FEN VE TEKNOLOJİ
Elektrik devreleri
Maddenin Tanecikli Yapısı
Maddenin Ayırt Edici Özellikleri
Maddenin Halleri
Vücut Sistemimiz
Kütle ve Hacim
Karışımları Ayırma Yöntemleri
Isı ve Sıcaklık
Kuvvet ve Hareket
İç Organlarımızın Görevleri
Sesin Yayılması
TÜRKÇE
Sözcükte Anlam
Adlar(İsimler)
Adlar(İsimler) 290
Sıfatlar
Zamirler
Anlatım Bozukluğu
İkilemeler
Noktalama İşaretleri
Cümle Çeşitleri
Cümlede Anlam
MATEMATİK
Kesirler
Kesirler2
Ardışık Sayılar
DİN DERSİ
İslamiyetin Doğuşu ve yayılışı
Dualar ve Anlamları
ZİYARETÇİ DEFTERİ

SÖZCÜKTE ANLAM  ÖZELLİKLERİ
1) GERÇEK (TEMEL) ANLAM:
           Bir sözcüğün ilk ve asıl anlamına denir.Yani bir sözcüğün söylendiği anda zihnimizde uyandırdığı ilk çağrışım gerçek anlamdır.
 
2) YAN ANLAM:
         Bir sözcüğün gerçek anlamı yanında kullanımına bağlı olarak yeni anlamdır.
 
3) MECAZ ANLAM:
        Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında yepyeni bir anlamda kullanılmasıdır.
* Adamın tarladaki bütün ekinleri yandı. ( gerçek)
* Partide çektiğimiz bütün resimler yanmış. ( yan)
* Bu sınavı kazanamazsan yandın (mecaz)
* Balkona astığım çamaşırlar kurumamış.(gerçek)
* Hazan mevsiminde kurumuş yapraklar gibi.(yan)
* Senin aşkın da beni kuruttu be güzelim. (mecaz)
* Caminin minaresi çok inceydi. (Gerçek)
* Duvarın sıvası için ince bir kum getirmişlerdi. (yan)
* Bana hediye alman çok ince bir davranıştı. (mecaz)
* Sarayın aydınlık bir odasından karanlık bir odasına
   geçmiştik. (gerçek anlam)
* Yaşadığımız bunca karanlık günlerden sonra aydınlık  
    günler bizi bekliyor. (mecaz)
* Arkadaş, bu kız seninle oynuyor. (mecaz)
* Bu masanın ayağı oynuyor. (yan)
* Çocuk kumsalda oynuyor. (gerçek)
 
4) TERİMSEL ANLAM (TERİM):  
 
        Bilim sanat, spor, ya da çeşitli meslek dallarıyla ilgili özel kavramları karşılayan sözcüklerdir.
* Nota müziğin anahtarı gibidir.
* Rakip takım birazdan penaltı atışı yapacak.
* Marmara fay hattı tehlikeli sinyaller veriyor.
* Güreşçimiz, finalde rakibini tuşla yendi.
* Matematik öğretmenimiz tahtaya bir doğru çizmemizi
   istedi.
* Şiirde aynı eklerin ya da sözcüklerin tekrarlanmasına
   redif denir.
 
NOT 1: Bazen bir sözcük gerçekte terim değilken terim olarak kullanılabileceği gibi, gerçekte terim olan bir sözcük de terimlikten çıkabilir.
 
*  Polis bir hücre daha ortaya çıkardı. ( terimlikten çıkma)
*  Sinop burnu Türkiye’nin en kuzey noktasıdır.
    (terimleşme)
 
NOT 2: Bir sözcük birçok dalda terim olabilir.
 
* Bitkiyi toprağa bağlayan kökleridir.
* Dört, kök dışına iki olarak çıkar.
* Hiçbir ek almamış sözcüğe kök denir.
 
5) YANSIMA SÖZCÜKLER:
 
      Doğadaki seslerin insanlar tarafından taklit edilmesine denir.
 
* Bu köpek neden havlıyor?
* Bir patlama sesiyle irkilmiştik.
* Bu aylarda kediler çokça miyavlar.
* Bu sözlerim üzerine sınıfta homurtular başladı.
* Köyde sabahleyin koyunların meleyişleriyle uyandık.
 
6) EŞ ANLAMLI ( ANLAMDAŞ) SÖZCÜKLER:
 
      Yazılışları farklı ancak anlamları aynı olan sözcüklere denir.
*  siyah ---- kara  ,   *  beyaz----- ak,   * zengin----varlıklı,
*  zengin--- varlıklı,  * fakir----yoksul , * rüzgar---- yel,
* üzüntü-----keder,   *  öykü---hikaye,  * eser--- yapıt,
* edebiyat--- yazın,  * cümle---- tümce * kelime--- sözcük
 
7. ZIT (KARŞIT) ANLAMLI SÖZCÜKLER:
 
Anlam bakımından birbirinin tersi olan sözcüklerdir.
 
* Sana çirkin dediler düşmanı oldum güzelin.
* Ağlarım harta geldikçe gülüştüklerimiz.
* Kışın soğuğunu yaşadıkça yazın sıcağını arar oldum.
* Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık.
* Yaşlı insanları görünce gençliğimin kıymetini    
   anlıyorum.
NOT:  Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır.
* Tanzimat romanında iyiler hep iyi kötülerse hep kötüdür. ( zıt)
* Bugünlerde hiç iyi değilim. ( olumsuz)
 
8) SESTEŞ ( EŞSESLİ) SÖZCÜKLER:
 
        Yazılışları ve okunuşları aynı ancak anlamları farklı olan sözcüklere denir.
 
* Yılanı gören at birden şaha kalktı.
*  Mutfaktaki pislikleri çöpe at.
*  Al bayrağıma sarılı cansız bedenimi al.
* Gül: “Gül.” dedi, bülbüle.
* Kalem böyle çalınmıştır yazıma
   Yazım kışıma uymaz, kışım yazıma  
* Kırda yaptığımız piknikte yanımıza kır saçlı bir ihtiyar
   geldi.
 
UYARI: Bir sözcüğün mecaz ya da yan anlamıyla sesteş anlamlılık karıştırılmamalıdır.
* Bu sözler bazılarına çok dokunacak. ( mecaz anlam )
* Omzuma bir el dokundu. ( gerçek anlam )
* Bu yaz, bir mektup yaz.   ( sesteş )
 
NOT:  Sesteş   sözcükler  genellikle  halk edebiyatında cinaslı  manilerde  kullanılır.
9. SOMUT VE SOYUT ANLAMLI SÖZCÜKLER:
 
      Varlığını beş duyu beş duyu organıyla algılayabildiğimiz  kavramlar somut; beş duyu organımızdan  hiçbiriyle algılayamadığımız, varlığını sadece akıl ve mantık  yürütme  yoluyla  kabul  ettiğimiz  kavramlar   soyuttur.
 
* çiçek, ağaç, ses, koku, hava, göl, ev, rüzgar, ışık(somut)
* ruh, akıl, vicdan, akıl, acıma, üzüntü, aşk, inanç( soyut )
 
ÖZELLİK 1:  Somut anlamlı bir sözcük, ek alarak soyut anlam kazanabilir.
 
* anne     -   lik              ,  insan  -  lık
   somut     soyu yaptı       somut  soyut yaptı 
 
ÖZELLİK 2 :Somut anlamlı bir sözcük kullanıldığı cümleye göre  soyut  anlam  kazanabilir. Buna  soyutlaştırma denir. Soyutlaştırma  kelimeye  mecaz anlam  kazandırma suretiyle olur.
 
* Ne kadar sıcak bakıyor değil mi?  ( soyutlaştırma)
* Kara haber tez duyulur.  ( soyutlaştırma)
* Titreyen yapraklar, cilvedir, nazdır.  ( soyutlaştırma)
* Bu adam kafasızın biridir.   ( soyutlaştırma)
* Kızın gittiği bu yolu hiç iyi görmüyorum. (soyutlaştırma)
* Sanatta özgün olmak biraz da yürek ister. (soyutlaştırma)
* Nedense bugün hiç havamda değilim.  ( soyutlaştırma)
 
ÖZELLİK 3 : Soyut anlamlı bir sözcük çoğunlukla benzetme yoluyla somut hale getirilebilir.Buna somutlaştırma denir.
 
* Hüzün, sonbaharda  dökülen  yapraktır.
* Yalnızlık , bir  çiçektir.
*Sevgi,  gökyüzünde  kanat  çırpan  bir   güvercindir.
* Arkadaşlık,  kişiler  arasında  kurulan  bir  köprüdür.
* Bu düşünceler, zamanla çürüyecektir.
* Vişne  dallarında  arzularımız,  alnımıza  konan  bir 
   öpücüktür.
ÖZELLİK 4 :  Gözlemleyebildiğimiz  eylemler  somut, gözlemleyemediğimiz  eylemler  ise  soyuttur.
* Annesi, bebeğini  kucağına  almış  seviyordu. ( somut )
* Ferhat, Şirin’i dağları delecek kadar seviyordu.( soyut )
* Çocuk, masadaki vazoyu kırmıştı.     ( somut )
* Bu sözlerinle  arkadaşını çok kırdın.  ( soyut )
 
10)   NİTELİK  VE  NİCELİK   ANLAMLI SÖZCÜKLER:
 
        Bir şeyin nasıl olduğunu , ne gibi özellikler taşıdığını anlatan  sözcüklere  nitelik  anlamlı  sözcükler denir. Bir şeyin   sayılabilen, ölçülebilen   ya  da  azalıp  çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik  anlamlı  sözcükler denir.
 
* Az  ileride  birkaç  kişi  seni  bekliyor.   ( nicel )
* Bugün oldukça kötü bir zaman geçirdim.  ( nitel )
* Çok konuştuğu için arkadaşları pek sevmedi. ( nicel )
* İki damla yaş olur düşersin yüreğime gizlice ( nitel,  nicel)
* Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi. (nitelik )
 
UYARI: Bazı  sözcükler cümlede kazandığı anlama göre nicel de olabilir nitel de.
 
* Yaptığı işte iyi para kazanıyordu. ( nicel )
* O iyi bir insandı.  ( nitel )
* Bu  soğuk  havada  bir  de  senin  soğuk  esprilerini çekemem. ( nicel, nitel )
* Bu şehrin havası sıcak olduğu gibi insanları da sıcaktır. ( nicel, nitel)
 
      Görüldüğü  gibi  nitelik  anlamlı  sözcükler, genellikle niteleme   sıfatı   ve  durum   zarfı  görevindedir.   Nicelik anlamlı  sözcükler ise  ölçü - miktar   zarfı ,  belgisiz  sıfat veya sayı sıfatı görevindedir.
 
10.  GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER:
 
Karşıladıkları varlığın tamamını belirten sözcüklere genel anlamlı  sözcükler  denir. Tek  bir  varlığı  karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir. Varlıkların genelden özele doğru sıralanışı : Varlık- canlı- hayvan- keçi- Ankara keçisi.
 
* Çocuk, geleceğin teminatı olduğundan ben çocuğumun iyi yetişmesini istiyorum. ( 2. si 1. sine göre daha özel)
* Kitap, insanın en iyi dostudur. ( genel)
* Bu kitabı arkadaşıma ödünç verdim. (özel )
* Eğitim- öğretim sadece okulda yapılmaz ( genel)
* Okulumuz, şehrin en eski binasıdır. (özel )
Bugün 1 ziyaretçi (21 klik) kişi burdaydı!
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=